TOFAŞ 2019 FAALİYET RAPORU
tofas.com.tr    EN
Menu
YÖNETİM KURULU BAŞKANI’NIN DEĞERLENDİRMESİ

Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı

Tofaş; deneyimi, üretim kabiliyeti, teknoloji ve Ar-Ge odaklı vizyonuyla yarattığı katma değeri artırmaya, rekabetçiliğini daha da güçlendirmeye devam edecektir.

Değerli hissedarlarımız,

2019 yılı, siyasi gelişmelerin makroekonomik dengeler üzerindeki etkisinin her zamankinden yoğun hissedildiği bir yıl oldu. Uzunca bir dönem hızlı esen küreselleşme rüzgârlarının yerini, giderek artan korumacı politikaların aldığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl ABD-Çin ticaret savaşlarının baskılayıcı etkisi, diğer yandan Brexit’in yarattığı belirsizlik ve dünyanın farklı noktalarındaki siyasi gerilimler, küresel büyümeye dair endişeleri arttırdı.

Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları, sıkı para politikası uygulanması ve faiz artırım sürecine girilmesi yönündeki kararlarını genişleyici para politikası lehine değiştirmek zorunda kaldılar. ABD Merkez Bankası (Fed), gerçekleştirdiği üç indirimle politika faizini %1,50-1,75 aralığına çekti. Avrupa ekonomisinde istenen toparlanmanın gerçekleşmediğini gören Avrupa Merkez Bankası da (ECB) faizleri indirirken, kapsamlı bir destek paketini devreye aldı. Gelişmiş ülkelerdeki düşük faiz oranları, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerinde nispi bir hareketlenmeye neden olurken, bu ülkelerin varlıklarına artan ilgiyle hisse senedi piyasalarında canlanma izlendi.

Asya ekonomilerinde beklentilerin altında kalan büyüme performansları da küresel ticarete ve büyüme hızına olumsuz yansıdı. Küresel ekonominin en büyük oyuncularından Çin, 40 yıldır neredeyse ortalama %10 büyüyen ekonomisi ile bugün dünya ekonomisinin %16’sını tek başına temsil ediyor. Ancak, 2010’dan beri giderek yavaşlayan ve 2019 yılında ticaret savaşlarının da etkisiyle %6 ile sınırlanan Çin ekonomik büyümesi, son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi.

2020 yılının başında, ABD-Çin arasındaki ticaret müzakerelerinde ilerleme kaydedilerek anlaşmanın birinci fazının sonuçlanmasını, Brexit sürecinde ise en azından kısa vadedeki belirsizliğin ortadan kalkmasını, küresel ekonomiye ilişkin olumlu gelişmeler olarak değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, 2020 yılı Kasım ayındaki ABD seçimleri, sonuçlarıyla küresel siyaset ve ekonomi üzerinde önemli etkiler yaratabilecek önemli bir takip maddesi olarak önümüzdeki aylarda gündemi meşgul edecektir.

TÜRKİYE EKONOMİSİ YILIN ÜÇÜNCÜ ÇEYREĞİNDE BÜYÜMEYE GEÇTİ.

İç ve dış siyasi gelişmelerin yarattığı risk algısı, ülke ekonomisinin içinde olduğu dengelenme süreciyle birlikte 2019 yılının piyasalar açısından zorlu geçmesine neden oldu.

2018 yılındaki ani kur dalgalanmalarını müteakip 3 çeyrek boyunca daralan Türkiye ekonomisi, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde %0,9 büyüyerek yeniden büyüme patikasına dönüş yaptı. Enflasyon tek haneye inemese de, küresel piyasalarda faizlerin düşük seyretmesi ve ılımlı iç talep nedeniyle %12,15 ile son üç yılın en düşük seviyesine geriledi.

Enflasyondaki aşağı yönlü eğilimin desteğiyle, TCMB’nin yılın ikinci yarısında politika faizini kademeli olarak %24’ten %12’ye düşürmesi piyasalarda nispi bir hareketlenmeyi sağladığı gibi, şirketlerin kaynak maliyetlerini de aşağı çekerek nakit akışlarına olumlu yansıdı.

2019 yılında ihracatta olumlu ve güçlü performans sergilenirken, cari açıktaki kademeli iyileşme sürdü. Yılın son çeyreğine gelindiğinde, yavaşlayan küresel ekonominin ihracatımızı daraltıcı etkisi hissedilirken, Türkiye’nin ihracatının yarısının varış noktası olan Avrupa Birliği’nde siyasi sonuçları da olan yapısal dengesizliklerinin giderilmesi önem arz ediyor.

Küresel piyasalardaki düşük faizler, yüksek likidite ve risk iştahının yanı sıra, yılın sonuna doğru Ülkemize ilişkin risk algısının da nispeten iyileşmesi piyasalara olumlu yansıyarak ekonomik performansa yönelik beklentileri artırdı.

OTOMOTİV PAZARINDA DARALMA, İHRACAT PERFORMANSINDA İSTİKRAR…

Değişken makroekonomik şartların hüküm sürdüğü ve yurt içi tüketimin gerilediği 2019 yılında, Türk otomotiv sektörü üretimi %6 azalarak 1 milyon 461 bin adet gerçekleşti. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı %23 daralırken, satış adedi 479.060 oldu. Toplam pazarın %81’ini oluşturan otomobil pazarı satışları %20 azalırken, hafif ticari araç pazarı satışlarındaki gerileme %32 olarak gerçekleşti.

Otomotiv sanayinin 2019 yılı ihracatı 31 milyar ABD doları oldu. Ülkemizin toplam ihracatının %17’sine denk gelen bu rakam, 2018 yılındaki rekorun ardından bugüne kadarki en yüksek ikinci ihracat performansıdır.

TOFAŞ’TAN ZORLU DÖNEMDE BAŞARILI SONUÇLAR

Zorlu ekonomik koşullarda başarılı bir performans sergileyen Tofaş, 2019 yılında 264 bin adet araç üreterek Türkiye’nin toplam otomotiv üretiminin %18’ini, 194 bin adetle otomotiv ihracatının %15’ini gerçekleştirdi.

Fiat markası, 2019 yılını toplam pazarda lider olarak tamamladı. Tofaş’ta geliştirip ürettiğimiz Fiat Egea dördüncü kez yılın en çok tercih edilen otomobili olurken, tüketici nezdindeki konumunu pekiştirdi.

Yıl içerisinde, Tofaş Yönetim Kurulu tarafından Egea model ailesi için 225 milyon ABD doları tutarında face-lift yatırımı kararı alındı. Yeni yatırım kapsamında, Tofaş’ın ürün geliştirme sürecinde önemli sorumluluklar üstlendiği Egea projesinin süresi 2024 yılına kadar uzatıldı.

Üretim yetkinliklerini de sürekli geliştirmeye devam eden Tofaş, küresel çapta Fiat Chrysler Grubu fabrikalarında uygulanan Dünya Klasında Üretim (WCM) standartlarında puanını 81’e yükselterek, otomobil fabrikaları arasında en üst seviyeye ulaştı.

Tofaş açısından bir diğer önemli gelişme de, Fiat Chrysler Grubu ile Fransız PSA Grubu’nun Aralık ayında açıklanan birleşme kararı oldu. Bu birleşmenin yaratacağı sinerji, verimliliğin yanı sıra teknoloji ve ürün geliştirmede de önemli avantajlar sağlayacaktır.

GELECEĞE UMUTLA BAKIYORUZ…

Zorlu şartların halen devam ettiği gerçeğini de göz ardı etmeden, 2019’da daralan pazarda ortaya koyduğumuz başarıyı 2020’ye taşımayı; güçlü bilanço ve nakit yönetimi odağıyla finansal yapımızı dengede tutmayı, üretim ve satış yetkinliklerimizle istikrarlı performansımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.

Koç Topluluğu’nun vizyoner bakış açısıyla, bugüne ilişkin riskleri yönetirken değişim dinamiklerine eşlik eden fırsatları da görüyor ve yarın için hazırlanıyoruz. Kısa vadeli dalgalanmalar bizi uzun dönemli hedeflerimize odaklanmaktan alıkoyamaz. Yurt içinde ve yurt dışında yaşanan ekonomik ve siyasi belirsizliklere rağmen, ülkemizin ve sanayimizin geleceğine olan inancımızla otomotiv alanındaki yatırımlarımızı sürdürme ve sektörümüzdeki öncü konumumuzu koruma kararlılığındayız.

Ülkemizin hem otomobil hem de ticari araç üreten tek otomotiv şirketi olan Tofaş; deneyimi, üretim kabiliyeti, teknoloji ve ar-ge odaklı vizyonuyla yarattığı katma değeri artırmaya, rekabetçiliğini daha da güçlendirmeye devam edecektir.

Azim, inanç ve üstün gayretlerinden dolayı başarılarımızın ardındaki tüm çalışma arkadaşlarımıza, güven ve destekleri için de diğer tüm paydaşlarımıza candan teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla,

 

Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı