Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı
Değerli Hissedarlarımız,
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün zamanının çok ötesinde ve hâlâ geçerli olan vizyonuyla kurup ulusumuza armağan ettiği Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını, geçtiğimiz yıl büyük bir mutluluk ve gururla kutladık. Cumhuriyetle neredeyse yaşıt bir Topluluk olarak, bir asırdır olduğu gibi, çağdaş Cumhuriyet değerlerinin savunucusu ve hizmetkârı olmaya devam edeceğiz. Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un kurumsal ilkemiz olarak benimsediğimiz “Ülkem varsa ben de varım; demokrasi varsa hepimiz varız” sözleri istikametinde, daha da çok çalışarak Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve toplumsal kalkınmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz.
Bu anlamlı yıla maalesef hepimizi çok üzen bir felâketle başladık. Şubat ayındaki büyük depremde yitirdiğimiz on binlerce yurttaşımızın acısını asla unutmayacağız. Kendilerini bir kez daha rahmetle anıyor, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Koç Topluluğu olarak, depremin ilk gününden itibaren halkımızın yanında olduk. Acil ihtiyaçların karşılanmasını müteakip, Adıyaman, Hatay, İskenderun, Kahramanmaraş ve Malatya’da 5 bin konteynerden oluşan, yaklaşık 20 bin kişilik “Umut Kentleri” kurduk. Bölgeye desteğimize devam edeceğiz.
2023 senesini geride bırakırken, yakın coğrafyamızda devam eden Ukrayna-Rusya savaşına Gazze’deki çatışmaların da eklenmesiyle güvenlik riskleri büyüyor. Bölgedeki pek çok gerginliğin kaynağı olan Filistin sorununun Batılı hükûmetler tarafından âdeta yok sayılmasının nasıl bir insani felakete yol açtığına maalesef şahit olduk. Hiçbir uzlaşı çabasına girişilmeyen Ukrayna’da da yakın gelecekte sulh ortamını tesis etmek güç görünüyor.
2020’den itibaren küresel salgın, Ukrayna’daki savaş ve hayat pahalılığı sorunlarıyla boğuşan dünya ekonomisi, 2023 yılında beklentilerden daha iyi bir performans gösterdi. Savaşın ekonomik yansımaları nispeten azaldı. Emtia ve gıda fiyatları savaş öncesi seviyelerine döndü. Yükselen enflasyonla mücadelede kararlı olan merkez bankalarının sıkılaştırıcı para politikalarıyla fâizleri artırsa da küresel ekonomi endişe edildiği gibi durma noktasına gelmedi.
2022 senesinde son 40 yılın zirvesine çıkan küresel enflasyonun gerilediği 2023 yılında, IMF tahminlerine göre, dünya ekonomisi %3,1 büyümüş olacak. Ülkeler ve bölgeler arasında büyüme farklılıkları ise devam ediyor. Euro Bölgesi’nin sadece %0,5, ABD’nin hızlı faiz artışlarına rağmen %2,5 büyüyebileceği tahmin edilirken, küresel büyümeye en büyük katkı Asya’dan geldi. Pek çok stratejik teknolojideki üstünlüğünü sürdüren Çin’in büyüme hızı son yıllarda azalırken, bölgenin diğer dev ekonomisi Hindistan, aldığı doğrudan sermaye yatırımlarıyla, üretim ve pazar büyüklüğü açısından gücünü artırıyor.
Ülkemizde ise Mayıs ayındaki seçimler sonrasında göreve gelen ekonomi yönetimi akılcı bir politika çerçevesi benimsedi. Bu doğrultuda, başta para politikası olmak üzere birçok alanda önemli değişiklikler yapıldı. Haziran ayında %8,5 olan politika faizi kademeli olarak yılsonu itibarıyla %42,5’e yükseltilirken, mâkul olarak değerlendirilen bir orta vadeli planın açıklanması, hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Yükselmeye devam eden enflasyon yıllık bazda %64,77’ye ulaştı.
Deprem felaketinin yaralarını sarmaya yönelik harcamaların da etkisiyle bütçe açığının hızla artması ve cari işlemler açığının yüksek seviyelerde kalması ekonomi yönetiminin işini zorlaştırıyor. Enerji ve altın ithalatı 2023’te azalsa da, ihracat ve hizmet gelirlerinin istenen seviyede olmaması cari işlemler açığında katılığa neden oluyor. Ekonomi yönetimi, hem enflasyonla mücadele hem de cari açığı azaltma hedefiyle sert bir yavaşlamaya sebep olmadan iç talebi dengelemeye ve Türk Lirasındaki değer kaybını enflasyonun altında tutmaya çalışıyor. Ekonomimiz yılın ilk dokuz ayında daha ziyade iç talebin etkisiyle %4,7 büyüme kaydetti. Ancak, iç talebin baskılanacağı bir tabloda 2023’ün son çeyreği ve 2024 yılında büyüme hızında yavaşlama bekleniyor.
Pandemi öncesi üretim seviyelerine dönülen 2023 yılında, otomotiv sanayimiz bir önceki yıla göre otomobilde %18, toplamda ise %9 artışla 1 milyon 468 bin 393 adet üretim seviyesine ulaştı. Küresel ekonomideki ve bilhassa başlıca ihracat pazarımız olan Avrupa ülkelerindeki sınırlı ekonomik büyümenin olumsuz yansımalarına rağmen, otomotiv sektörü %13 artışla 36 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılı ülke ihracatının lideri olarak tamamlayan sektörün toplam ihracattaki payı %15,8 oldu.
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2023 yılındaki canlanmayla birlikte, bir önceki yılın aynı dönemine göre %57,4 oranında artarak 1 milyon 232 bin 635 adetle rekor kırdı. Otomobil satışları %63,2 artarak 967 bin 341 adet, hafif ticari araç satışları da %39,2 artışla 265 bin 294 adet oldu.
Otomotiv sanayimizin en güçlü oyuncularından biri olan Tofaş, 2023 yılında da başarılı performansını sürdürdü. Üretim ve ar-ge yetkinliklerini sürekli geliştiren şirketimiz, endüstriyel göstergelerde Stellantis’in dünya çapında en iyi fabrikaları arasındadır. Elli beşinci kuruluş yılını geride bırakan Tofaş, 2023 yılında 7 milyonuncu aracını üretirken, 240 bin adetle ülkemiz otomotiv üretiminin %16’sını; 60 bin araçla ülkemiz otomotiv ihracatının da %6’sını gerçekleştirdi.
Türkiye binek ve hafif ticari araç pazarında %16,2 pay elde eden Tofaş, Fiat markasıyla sektör liderliğini 5’inci yıla taşırken, tüm markalarımız da kayda değer pazar büyümesi elde etti. Tofaş’ta geliştirilip üretilen Fiat Egea’nın yenilenen versiyonlarıyla 8 yıldır en çok tercih edilen otomobil olmasıyla gurur duyuyoruz.
2023 yılında Şirketimiz açısından önemli diğer gelişmeler ise, Mart ayında Koç Holding ile Stellantis Grubu arasında imzalanan çerçeve anlaşma ve Temmuz ayında Tofaş ile Stellantis Türkiye arasındaki satın alma anlaşması olmuştur. Çok önemli bu stratejik iş birliği, Koç Holding ve Stellantis’in ülkemizin geleceğine olan büyük güvenlerinin güçlü bir teyididir. Rekabet Kurumu onayı da dâhil olmak üzere, düzenleyici onaylara tâbi olan bu işlemin 2024 yılında tamamlanmasını öngörüyoruz.
Tofaş, hızla değişen dinamikleri yönetme kabiliyeti, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla geliştirdiği kurumsal yetkinlikleri, istikrarlı yatırımları ve rekabetçiliğiyle geleceğe emin adımlarla yürüyor. Dijital dönüşüm inovasyon, çevik yönetim ve karbon dönüşümü gibi birbirini tamamlayan programlarla yarınlara hazırlanıyor.
Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutâbakat (European Green Deal) doğrultusunda ortaya koyduğu 2050’de karbon-nötr olma hedefi, otomotiv sektöründeki dönüşümü hızlandırmaktadır. Tofaş, ulusal ve uluslararası iklim politikalarına uyumun yanı sıra, karbon nötr tesis olma yönündeki şirket taahhütlerine de bağlıdır. Tüm faaliyetlerini toplumsal, çevresel ve ekonomik yönleriyle ele alan Tofaş’ın temel önceliği, bütüncül bir yaklaşımla değer üreten bir yönetim modeli oluşturmaktır. Şirketimiz sürdürülebilirlik odaklı yönetim yaklaşımıyla, 2023 yılında BIST sürdürülebilirlik 25 endeksine dâhil olarak sürdürülebilirlik performansı yüksek ilk 25 şirket arasında yer almıştır.
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde, toplumsal gelişimi destekleyici projeler üreterek daha müreffeh bir dünya için katkı sunmaya; çevresel, sosyal ve yönetsel performansımızı sürekli iyileştirerek paydaşlarımız için yarattığımız değeri artırmaya devam edeceğiz. Tüm bu çalışmalarımızın merkezinde yer alan ve en değerli varlığımız olan insan kaynağımızı daha da güçlendireceğiz.
Bu düşüncelerle, başta çalışanlarımız ve iş ortaklarımız olmak üzere, Tofaş’ın elde ettiği son derece başarılı neticelere katkı sunan tüm paydaşlarımıza en içten şükrânlarımı sunarım.
Saygılarımla,

Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı