
Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı
Değerli hissedarlarımız,
Küresel ekonomideki büyüme eğilimi 2018 yılında da sürmüştür. Bununla birlikte, 2008 finansal krizinin üzerinden 10 yıl geçmiş ve sıkıntıların aşılmasında çok mesafe kat edilmiş olsa da, krizin yaşandığı ülkelerin çoğunda milli gelirin 2008 öncesindeki seviyeleri yakalayamadığı bir gerçektir. Süregelen jeopolitik risklerin yanı sıra 2018 yılı ile uluslararası gündeme oturan ticaret savaşları, ivmelenmeye başlayan küresel büyüme ve ticaret açısından olumsuz bir gelişme olarak karşımıza çıkmıştır.
2018 yılında gelişmekte olan ülke piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanmıştır. Geçtiğimiz yıl dört kez faiz artıran ABD Merkez Bankası (Fed) 2019’da sadece iki kez artışa gideceğini açıklarken, genel öngörü gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısında ek bir bozulmanın olmayacağı yönündedir.
IMF, yayınladığı Ocak 2019 “Dünya Ekonomik Görünüm Raporu”nda, küresel büyümenin, bazı Asya ve Avrupa ülkelerindeki görece zayıf performansa rağmen, 2018 yılında %3,7 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeki tahminini korumuştur. Diğer taraftan küresel ekonominin 2019’da %3,5 ve 2020’de %3,6 büyüyeceği tahmin edilmiştir.
İlk iki çeyreğinde sırasıyla %7,2 ve %5,3 büyüme kaydedilen 2018 yılının 3. çeyreğinde baskısını artıran döviz kuru dalgalanmaları ile yüksek enflasyon ve faiz oranları, iktisadi aktiviteyi sınırlandırarak tüketici talebini de aşağı çekmiş, ekonomimizin büyüme oranı %1,6’ya gerilemiştir.
Döviz kuru gelişmelerinin de katkısıyla dış talep büyümeye önemli ölçüde destek vermiş, yılın son çeyreğinde de net ihracat büyümede önemli rol oynamıştır. Cari açıktaki azalma ekonomik faaliyetteki yavaşlama paralelinde sürmektedir. Dış ticaret dengesi ve net turizm gelirlerindeki olumlu seyir cari dengedeki iyileşmede etkili olmuştur.
Önümüzdeki dönemde, Yeni Ekonomi Planı’na uygun gerçekleşmeler ve yapısal reformların başarısına paralel yeni bir denge patikasına geçilmesi yönündeki beklentilerimiz güçlüdür.
2018’de otomotiv sektörünü etkileyen en önemli faktörler döviz kurlarındaki dalgalanma ve yükseliş eğilimindeki enflasyon olmuş; yurt içi talepte özellikle yılın ikinci yarısında önemli gerileme gözlenmiş; son iki ayda uygulamaya alınan vergi indirimiyle sektörde bir hareketlenme yaşanmıştır.
Türkiye otomotiv sektörü üretimi 2018 yılında %8,59 azalarak 1.550.150 adet gerçekleşmiştir. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı %35 daralırken, satışlar 620.937 adet olmuştur. Toplam pazarın %78’ini oluşturan otomobil pazarı satışları %33 azalırken, hafif ticari araç pazarı satışlarındaki gerileme %42 oranındadır. İhracat adedi %1,04 düşüşle 1.318.869 adede gerilemiş, ihracat değeri ise %10,8 oranında artarak 32.232 milyon dolar seviyesine ulaşmıştır.
2018 yılında satışlar içindeki %91’lik yerli üretim payıyla sektör lideri olan Tofaş, ar‑ge’ye en çok yatırım yapan firma olarak da öne çıkmaktadır. Tofaş, Türkiye otomotiv sektörünün lider oyuncularından biri olarak 2018 yılında da toplam üretimin %19’unu ve ihracatın %18’ini gerçekleştirme başarısını göstermiştir.
Tofaş’ta geliştirilip üretilen ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın yaklaşık 50 ülkesine ihraç edilen Fiat Egea Sedan, pazara sunulduğu 2015 Kasım ayından bu yana iç pazarda toplamda 116.559 adetlik satış rakamına ulaşarak, son 3 yılın en çok satan modeli unvanına hak kazanmıştır. Fiat Egea Sedan, 2018 yılında ülkemizde 33.650 adet satılarak müşterilerin birinci tercihi olduğunu tekrar kanıtlamıştır. Egea ailesi, ihraç pazarlarında da Fiat Tipo ve Dodge Neon model isimleriyle güçlü satış grafiğini devam ettirmektedir.
Döviz kuru-enflasyon sarmalının yarattığı sorunların yanı sıra, AB pazarındaki büyümenin yavaşlaması, Brexit sürecinin doğuracağı alternatif senaryolar ve küresel ticaret savaşları 2019 yılı için sektörümüzün önünde risk unsurları olarak durmaktadır.
Tofaş, üretim gücü ve ihracat potansiyeli ile zorlukları aşacağına inandığımız sektörümüzün itici güçlerinden biridir. Şirketimiz, gerek üretim kapasitesi ve ar‑ge gücü gerekse ulusal ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumu ile önümüzdeki dönemde de geleceği hazırlayan kuruluşlardan biri olarak varlığını daha da güçlenerek sürdürecektir.
Kurucumuz Vehbi Koç’un “Türk insanını otomobil sahibi yapma” vizyonu ile temelleri atılan Tofaş, yarım asırdır ülkemizin otomotiv sektörünün gelişiminde önemli rol oynamakta, uluslararası pazarlarda sunduğu araçlar ile de ülkemizi küresel ölçekte başarıyla temsil etmektedir.
Tofaş’ın hikâyesi, Türk insanının bir hedefe inanarak çalışmasının ve başarmasının, diğer taraftan da Koç Holding ve Fiat Chrysler Automobiles gibi iki büyük grubun güçlü işbirliğinin güzel örneklerinden biri olmuştur. Yarım asırdır karşılıklı anlayış ve güvenle devam eden güçlü ortaklığımız sonucunda gerçekleştirdiğimiz tarihi yatırımlar ve başarılı projelerle, rekorlar kıran bir otomotiv gücünün başarılarına şahit olmanın gururunu yaşıyoruz.
Gelişmiş ar‑ge merkezinin gücüyle, hem otomobil hem de ticari araç üreten tek otomotiv şirketi olan Tofaş, yarattığı dış ticaret fazlası ve istihdamla ülkemize ve Türkiye otomotiv endüstrisine önemli katma değer sağlayan lider bir kuruma dönüşmüştür.
Tofaş; ilkeleri, deneyimi ve yetkinlikleriyle güçlü bir büyüme refleksine sahiptir. Şirketimizin ülkemiz ve paydaşları için yarattığı değerden büyük memnuniyet duyuyor; bu değeri daha ileri taşımak için küreselleşmeye, yenilikçiliğe, teknolojiye ve yaratıcılığa verdiğimiz önemle, cesaretle ve sorumlulukla yeni yatırımlara ve atılımlara devam etme kararlılığımızı vurgulamak istiyorum.
Tüm paydaşlarımıza başarılarımıza ortak oldukları için içtenlikle teşekkür ederim.
Saygılarımla,

Ömer M. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı